Erkeklerde Saç Dökülmesi Nasıl Önlenir?

Sitemizin ziyaretçi kitlesi %95 erkek olması nedeniyle beylerin sık yaşadığı bir soruna çözüm yolları sunmak istiyorum. Belli bir yaştan sonra çok fazla önemsenmeyen ve kadermiş gibi algılanan Saç Dökülmesi ve kellik problemi kesinlikle çözümsüz bir sorun değildir. Gerekli önlemleri zamanında ve bilinçli şekilde almanız halinde ömrünüz boyunca saçlarınızı muhafaza edebilirsiniz. Bunun için ilk bilmemiz gereken saçlarımız neden döküldüğü, dökülmeye neden ola sorunlar, belirtileri ve alınacak önlemleri bilmektir. Dilerseniz ilk olarak erkeklerde dökülmeye neden olan sorunları görelim, devamında bu sorunları nasıl önleyeceğimizi göreceğiz.

Saç Dökülmesi Nasıl Önlenir

Erkeklerde Saç Dökülmesi Neden Olur?
Tüm insanlarda görülen dökülme erkeklerde dikkat çekici hale gelmektedir. Kadınlarda aynı derecede bu sorundan etkilenmekte olup, başörtüsü, bone vs ile kapattıkları için dikkat çekici olmamaktadır. Neyse arkadaşlar erkeklerde görülen saç dökülmesi 3 farklı sorunla açıklanır. Bunlardan birisi %90 ana neden olup, geri kalan 2 neden ise daha az rastlanan sorunlardır. İlk olarak en önemli neden ile başlayacağız.

1. Ailesel Saç Dökülmesi (Androgenetik)
Halk arasında ırsi olarak bilinen genetik saç dökülmesi erkeklerin %90 gibi önemli bir bölümünü etkilemektedir. Aslında erkekler bu durumda oldukça şanslıdır. Çünkü bu konularda bilgi sahibi olmaları halinde gerektiği zaman kolayca önlem alabilir ve sorunu baştan önleyebilirsiniz. Erkeklerin dikkat etmesi gereken bulgu ve belirtileri aşağıda görelim. Androgenetik kıl kökü ile alakalı olup, DHT hormonunun saç köklerine zarar vermesi ile ortaya çıkar. Çözümü DHT hormonunu baskılayarak mümkündür. Bununla ilgili detayları sayfanın devamında göreceğiz.

Anne / Babada Saç Dökülmesi Yada Kellik Var mı? Ergenlik döneminden itibaren tüm erkeklerin ilk dikkat etmesi gereken husus ailesinde özellikle annede dökülme yada kellik problemi var mı? buna bakmalıdır. Özellikle anne dememin amacı genetik faktörle doğumla daha kolay geçiş yapmaktadır. Tabii ki babanızda ki dökülme ve kellik sorunu yine önemlidir. Anne / babasında böyle bir sorun olan kişi normal insanlara göre daha risklidir. Bu risk ergenlik döneminde başlayıp, ölene kadar devam etmektedir. Yaş ilerledikçe riskler dahada artmaktadır.

Saçlarda Kalite Kaybı Başlar: Ailesinde dökülme yada kellik sorunu olanlarda bu sorun görülmesi hemen olmayıp, kalite kaybı ile ortaya çıkmaktadır. Çok parlak ve sağlıklı saçları olan bir insan ilk etapta saçlarında cansızlaşma, matlaşma ve incelme gibi sorunlarla karşılaşır. Bu sizde genetik saç dökülmesi sorunlarının başladığı anlamına gelir. İlerleyen süreçte dökülme başlayacaktır. Saçlarınızı avcunuzla tutup çektiğinizde ellerinizde kıl kalıyorsa dökülmenin başladığı anlamına gelir.

Genetik Saç Dökülmesi Nasıl Önlenir?
Evet arkadaşlar sorunun nedeni ve belirtilerini yukarıda özetledik, şimdi ise çözüm yollarını aktarmaya çalışalım. Erkek tipi saç dökülmesi DHT hormonunun kıl köklerine zarar vermesi sonucu ortaya çıktığını anladık, bizim yapmamız gereken zarar veren bu hormonu baskılamaktır. Bunu yapabileceğiniz 3 bilimsel madde bulunmaktadır. Lütfen dikkat ürün değil bilimsel madde Procapil en etkilisi olup, onun haricinde Minoxidil ve Finasterid bu maddeler genelde saç dökülmesine karşı geliştirilen spreylerde yer alır. Kullanacağınız ürün markası ne olursa olsun bunlardan birini içerdiğine dikkat etmelisiniz. Benim tavsiyem Procapil içeren Hair Forte sprey olacaktır. Aşağıda yer alan bağlantıya tıklarsanız daha fazla öneriyi görebilirsiniz. Çünkü orada saç sağlık uzmanları bilgi veriyor.
https://www.sachastaliklari.com/sac-dokulmesi-nasil-onlenir/

Biotin Kullanmayı Unutmayın
Procapil, Finasterid yada Minoxidil içeren DHT baskılayıcı ürün ile birlikte saçlarınızın sıfıra inen kalitesini yeniden yükseltmek için Biotin kullanmanız gerekir. Saç ve tırnak sağlığı için son derece önemli ola Biotin B7 ve H vitamini içermektedir. Bir çoğunuz tırnak ne alaka diyebilir. Her ikiside keratin denen maddeden meydana gelmektedir. Saçlarımızın orjinal rengi tırnak rengidir. Kıllara rengini veren melamin bulunmaktadır. Melamin salgılaması azalması ve durması halinde saç orjinal rengine döner yani tırnaklar gibi olur. Saç dökülmesi yaşayan insanlar biotin dozu olarak 2 yada 5 mg kullanması önerilir.

2. Saçkıran (Allopecia Areata)
Evet değerli arkadaşlar yukarıda genetik sorunlar ve çözüm yollarını aktardık, şimdi ise erkeklerde saç dökülmesi nedenlerinden biri saçkıran hakkına bahsetmek istiyorum. Özellikle gençlerde sık görülen bu durum stres, üzüntü, moral bozukluğunun dışa yansımasıdır. Herhangi bir belirtisi olmadan bir anda ortaya çıkan Allopecia Areata saç, kaş, sakal, kirpik kısacası vücudunuzda kıl olan her yerde görülebilir. Bölgesel dökülme olduğu için madeni para şeklinde görülür ve dökülen yerde cilt parlak bir şekilde ortaya çıkmaktadır. Çözümü ilk olarak sıkıntılardan kurtulmaktır. Yoksa en kral tedaviyi de uygulasanız herhangi bir sonuç alamazsınız. Sıkıntılardan biraz sıyrıldıktan sonra uygulayabileceğiniz 3 tedavi yöntemi bulunmaktadır. Bunlardan ilki bitkisel olan sarımsak tedavisi olup, %50 başarı şansı bulunmaktadır. İkinci yöntem ise kortizon enjeksiyonu olup, kıl köklerine özel bir sıvı verilmesi olup, bunun başarısı ise %70-%80 son olarak ise SADBE önerilir. Biraz masraflı olabilir ama %98 başarı ile en önemlisidir. Aylık 60-70 TL sizin için sorun olmayacaksa hiç düşünmeden tedaviye SADBE ile başlayın 2-6 gibi sürede sorundan kurtulursunuz. Saçkıran tedavisi ile geniş kapsamlı detaylara Op. Dr. Atilla KAYA’nın anlatımı ile aşağıda yer alan bağlantıdan ulaşabilirsiniz. https://www.sachastaliklari.com/sackiran-tedavisi-icin-uygulayabileceginiz-yontemler/

3. Kafada Mantar (Malassezia furfur)
Erkeklerde saç dökülmesine neden olan son faktör ise kafada mantar olup, %3-%4 gibi dökülme nedenidir. Daha çok kafa kaşıntısı ve aşırı kepek gibi sorunlara neden olan mantar saçlı deride iltihaplanmaya neden olur. Bu iltihaplanma mantar mikrobunun sizin saç köklerine ilerlediği anlamına gelir. Bu noktadan sonra risk artar ve saç köklerine zarar verebilir. Çözümü oldukça kolay olup, mantar öldürücü şampuanlar kullanmak gerekir. Marketlerde satılan ürünler mantar öldürücü etkisi yoktur. Mantar öldürücü şampuanların içerisinde Ketokonazol, İtrakonazol, Zinc Pyrithione ve Climbazol gibi maddeler bulunur. Ketokonazol en çok bulunan madde olup, fakat günlük kullanıma uygun değildir. Ketoral, Nizoral ve Konazol Şampuan gibi ürünleri kullanacaksanız 10-15 gün aralıklarla uygulayın. Yada günlük kullanıma uygun olan Climbazol içeren Seboderm şampuan kullanın.

Şampuanlar Saç Dökülmesini Önler mi?
Konu şampuanlardan açılmışken halk arasında en sık görülen bir yanlışı düzeltmek istiyorum. Şampuanlar temizlik amacı ile üretilir, en başarılısı ise yukarıda belirttiğim şekilde mantar öldürücü özelliği yanı sıra Biotin içeriği ile saç kalitesini artırma konusunda etkisi olabilir. Erkeklerde görülen genetik dökülmeye hiç bir faydası olmaz. O nedenle tek başına şampuan kullanarak dökülmeyi önlemeye kalkmayın.

Kelliğin Çözümü Yok mu?
Saçta kalite kaybı, dökülmenin başlaması ve seyrelme ile devam eden süreç sizde kelliğe neden olacak ve kıl kökleri ölecektir. Bu noktadan sonra ya kel olarak yaşayacak yada en mantıklı uygulama Saç Ekimi yaptırmak olacaktır. 5-10 Bin TL gibi ciddi bir masrafın olduğu ekim uygulaması ciddi bir araştırmadan sonra nerede yaptıracağınıza karar vermelisin. Aksi halde hem paranız, hemde umutlarınız gider. FUT yöntemi ile yapılan saç ekimi doğal olmadığı gibi ensede ameliyat izi kalır. O nedenle en gelişmiş yöntem FUE ile yapılmalıdır.

Bu sayfada yer alan bilgiler bana ait yani Webmaster ve Seo uzmanı olmam yeni bilgiler edinmeme engel değildir. Bu yazıyı iki nedenle yazdım. Birincisi dökülme yaşayan insanları bilgilendirmek, ikincisi yazı aralarında bulunan linkleri seo anlamında desteklemektir. Dikkat ederseniz hep link verdim kelimeye bağlantı vermedim. Çünkü en doğal seo uygulaması budur. Sonuç almak biraz zaman alır ama hayırlı ve kalıcı başarı olur.

About SEO Uzmanı Mustafa Gövercin

Merhaba arkadaşlar ben SEO uzmanı Mustafa Gövercin yaklaşık 20 yıldır İnternet siteleri ve SEO konusunda kendimi geliştirmeye çalışıyorum. İnternet siteleri ile tanışmam 1999 yılına uzanmaktadır. Windows 95 işletim sisteminin olduğu ve harici depolama aracı olarak 1.44 MB alanı olan disketli bilgisayarlarla başlamıştım.

Mustafa Gövercin
Esenyurt Belediyesi kültür merkezinde öğrendiğim bilgisayarı o zaman yeni açılan ve hızla yaygınlaşmaya başlayan İnternet kafe türü yerlerde geliştirme imkânı bulmuştum. Çünkü kendime ait ne bilgisayar nede İnternetim vardı. İnternet kafede insanlar o dönemin en ünlü Chat (sohbet) programı Mirc ve ICQ ile vakit geçirirken ben Word ile yazı yazarak parmaklarımı hızlandırmaya çalışıyordum.

Sonrasında İnternet sitelerini incelemeye ve onların nasıl yapıldığını merak etmeye başlamıştım. Karşıma HTML işaretleme dili çıktı. O zaman henüz CSS stil dili bulunmuyordu. Biraz oradan bilgi, biraz bir yerden kod çalma derken site olamayacak kadar kötü siteler yapmaya başlamıştım.

İlk sitem sadece 10MB hosting olan bedavaweb.gen.tr olduğunu söylemeliyim. Eskiden free hosting kelimesi en çok aranan kelimeler arasında yer alıyordu. Çünkü hosting fiyatları gerçekten fahiş fiyatlarla satılıyordu. Depolama alanı ise oldukça azdı. İnsanlar bu nedenle özellikle yabancı kaynaklardan ücretsiz hosting alarak bir şeyler yapmaya çalışıyordu. Hatta bu hizmeti verenlerin büyük bir bölümü sitenize rahatsız edici reklamlar koyardı. Reklam koymayanlar ise çok kaliteli oldukları söylenemez. Bende Atspace.com sitesinden 50MB fakat MYSQL veritabanı olmayan birkaç hosting aldım. Halen o sitelerin açık olduğunu söyleyebilirim. Bu nedenle Atspace firmasına yürekten teşekkür ediyorum.

Toplistler ve Dizinler Çok Yoğun Kullanılıyordu

Google 1998 yılında kurulmasına karşın tam olarak etkin hale gelmesi 2002 sonrası olmuştur. Biz o süreçte sitelerimize trafik çekebilmek için yerli ve yabancı toplist, dizin sitelerini kullandık, o nedenle sitelerin alt (footer) kısmı toplist ve dizinlerin verdiği banner çöplüğü haline gelirdi. Çünkü bir toplist ya da dizinde siten yer alması için o banneri eklemek zorunda kalıyorsun. Tabii ki şuan bu tür siteler tamamen yok olmasa bile sayıları bir elin parmakları kadar az diyebilirim. Arama motoru olarak Yahoo.com daha eski fakat ABD’den başka ülkelere hayrı yok diyebilirim.

Eskiden SEO Diye Bir Şey Yoktu

Çünkü Google algoritmaları çok amatörce çalışıyordu. Bir kelimede ilk sayfaya gelmek için Title kısmına yazman yeterli olurdu. Daha fazla kelimede yer almak için kelimeler arasına virgül koyman yeterli diyebilirim. Şuan 60-70 karakter olan Title (başlık sınırı) eski sistemde title etkili olduğu için insanlar 600-700 hatta daha fazla başlıklara yer verirdi. Çok iyi hatırlıyorum sitemin biri Hülya Avşar kelimesinde ilk sırada çıkıyordu. Hülya Avşar ile ilgili hiçbir içerik ya da görsel olmadığı halde! Çünkü title Hülya Avşar yazması yeterli oluyordu.

2004 Yılında Google Adsense İle Kazanmaya Başladım

Bu işe başladığım ilk zamanlarda bu işlerden para kazanmayı hedefliyordum. İlk olarak kitapyurdu.com gibi sitelerin reklamını alarak başladım. Fakat biriken paramı hiçbir şekilde ödemediler. Şuan büyük bir şirketiz diye övünseler bile geçmişte benim gibi insanların küçük meblağ olmasına karşın ödemedikleri ve hiçbir şekilde cevap vermedikleri haklarını eminim unutmazlar.

Tabii ki böylesi başarısız Türk sponsorlar sonrası Google Adsense Türkiye’de de başvuru almaya başladı. Bende kayıt oldum ve reklam yayınlamaya başladım. İlk ödemem 1400$ değerinde olmuştu (birkaç aylık reklam yayını sonrası) çek gönderdiler. O zaman Havele vs yoktu, çek gönderdiler ama ne yapacağımı bilemiyorum. Bankaları dolaşmaya başladım. Çözüm bulan banka neredeyse hiç çıkmadı. Hatta Ziraat Bankasında görevli bir ihtiyar artık sinirimi dayanılmaz hale getirmişti. Koydum önüne bakmadan bile ne bu diyerek artistçe bir yaklaşımda bulunmuştu. Neyse ki Akbank görevlisi durumu anladı ve sorunu çözdü. Çeki bankaya veriyorum 20$’da işlem ücreti ödüyorum. 1 Ay sonra çekin ödemesi hesabıma geçiyordu.

Eğitim, Moda, Turizm Siteleri Yaptım

Google Adsense ile kazanmaya başlayınca artık sitelerimin sayısını artırmaya karar verdim. Bu kapsamda başlıkta da belirtildiği gibi eğitim, moda ve turizm alanında siteler yaptım. Fakat şuan ki kadar başarılı içerik oluşturduğum söylenemez. Bu nedenle sitelerim birçok algoritmadan zarar gördüler. Bunlar benim için aslında engel ve tecrübe oluyordu. Böylece Google’yi daha iyi anlama ve kurallara adapte olmayı öğrendim.

Sağlık Alanında Hizmet Vermeye Başladım

2009 Yılında Webmastersitesi.com yöneticiliği yaparken bir iş ilanı konusu açıldı ve ben başvuru yaptım orada başladım. Tek şubesi olan bir sağlık merkeziydi. Başladığım o işte 10 yıl geçti ve halen devam ediyorum. 1 Olan şube sayısı 3 tanesi İstanbul’da olmak üzere 6’ya yükseldi. Bu süreçte yaklaşık 100 sitenin tasarım ve SEO işlemlerini gerçekleştirdim.

Sağlık Alanında İçerik Oluşturmayı Öğrendim

En sevdiğim şeylerden biri haline gelen sağlık alanında yazı yazmak, öğrenmek, öğretmek daha önce yaptığım işlerin tümünü geride bıraktı diyebilirim. Çünkü bazı hastalıkların çok kolay nüfus ettiğini öğreniyorsun. İnsanlar çok basit, çok kolay önlemlerle hastalıklardan korunabileceğini öğreniyorsun. Bu bilgiyi bir an evvel insanlarla paylaşmak için heyecanlanıyorsun. Bu nedenle sağlık alanında her yazıyı yazabilirim. Tabii ki henüz ilgilenmediğim alanlarda önce araştırma ve öğrenme süreci olacağı için bazen 2-3 saat geç bitebilir.

Bundan Sonraki Çalışma Alanım Sağlık Siteleri

Bugüne kadar yaptığım işler arasında en keyiflisi olan sağlık ve doktorlarla bir arada çalışma güzelliğini devam ettireceğim. Bunda sonra her işi yapmak, her sektörde yer almak yerine sadece sağlık sektöründe olarak, hastaneler, klinikler ve doktorların İnternet siteleri ve SEO çalışmalarını yapacağım. Çünkü severek yaptığım bu işte daha başarılı oluyorum. Böylece hizmet verdiğim kurum, kuruluş ve bireylere faydalı oluyorum.

7 comments

  1. Merhaba. Ailevi sorunlarım nedeniyle cok stresli haftalar geçirdim birdenbire saçlarımdaki dökülmeler artmaya başladı daha sonra keratinin iyi geliceğini öğrendim hala kullanmaya devam ediyorum saçlarımdaki dökülmeler azaldı ve saçlarım toparlanmaya başladı fakat tekrardan aynı dökülme sorununu yaşar mıyım

    • Sercan: Öncelikle saç dökülme nedenini bilmen lazım. Bazı dökülmeler geçici iken bazıları ise kelliğe neden olmaktadır. Bu nedenle sana yakın hastanenin cildiye bölümüne muayene olmalısın.

  2. Dökülmem azalmıyor benim

  3. yaşla ilgilide olabilir

  4. Bende de dökülme var acaba sınav dönemi olduğu için mi? Bide 18 yaşındayım ne yapmamı önerirsiniz cevaplarda iz memnun olurum .

    • Hüseyin: Tabii ki stres kaynaklı da olabilir. Ama öncelikle aile bireylerine bakmalısın. Anne ya da babada dökülme, kellik varsa önceliği genetik dökülmeye vermelisin. Senin yaşlarında ailesel dökülme sık görülür.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir